Kemal Cankaya
Gecenin en karanlık saatlerinde CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar devam ediyor.
Yapılan operasyonların niteliğinde farklılık göze çarpıyor.
Belediye hizmetlerinden kaynaklanan kanunsuz işlemlerden ziyade, özel yaşam üzerinden itibarsızlaştırma operasyonları yapılıyor.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı itibarsızlaştırmak amacıyla, bir belediye çalışanı kadın ile yaptığı iddia edilen gayri ahlaki mesajlaşmaların servis edilmesiyle toplum nezdinde gözden düşürülmeye çalışıldığı görülüyor.
Daha Tanju Özcan ile ilgili ortaya atılan iddiaların etkisi sürerken, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’a Ankara’da, lüks bir otelde, gecenin en karanlık saatinde operasyon yapılıyor.
Yapılan bu operasyon, insanın aklına çeşitli sorular getiriyor.
Özkan Yalım, CHP’ye dair en küçük açığı yakalamak için her türlü istihbarat çalışması yapılırken, neden bir belediye çalışanı kadınla aynı odayı paylaşıyor?
Ankara sınırları içerisinde bulunan bir otele, iddia edildiği gibi Ankara Emniyeti’nin bilgisi dışında İstanbul Emniyeti’nin operasyon yapması ve özel yaşamın mahremiyeti ihlal edilerek paparazzi gibi iktidara yakın medyaya servis edilmesinin tek bir nedeni olabilir: itibarsızlaştırma.
Özkan Yalım’a yapılan operasyon, akıllara Aczmendi lideri Müslüm Gündüz ve Fatma Şahin’e yönelik özel yaşam ihlali ve itibar suikastını getirdi.
Baskın yapılıyor, anında servis o dönem televizyon kanallarında yatak odası görüntüleri yayınlanıyor.
Özkan Yalım kapıyı açıyor üzerinde banyo havlusu, müsaade istiyor.
Bu nasıl bir çirkinlik, acaba aynı odayı paylaştığı kişi bu kurgunun bir parçası olabilir mi?
Toplumsal yaşamda kamu makamlarına seçilen veya atanan, kamuya mal olmuş şahsiyetler özel yaşamlarına dikkat etmelidir.
Bazı kendini bilmez kişiler, belli makamlara geldiklerinde “ne oldum delisi” gibi davranarak, makamın gücünü kullanıp ahlaksızlığın dibine vurduklarını duyuyoruz.
Hatta fotoğraflar paylaşılmasına rağmen hiçbir şey olmamış gibi makamlarını işgal etmeye devam ediyorlar.
Evet, özel yaşamın aleni bir şekilde topluma deşifre edilmesi suç içerdiği gibi, ahlaki bir tarafı da olamaz.
Fakat topluma mal olmuş şahsiyetlerin açığa çıkan bu tür ilişkileri sonrası derhal görevlerinden istifa etmeleri gerekir. İstifa etmiyorlarsa, ihraç edilmelidirler.
CHP, güç zehirlenmesi yaşayan, her türlü ahlaksızlığı kendine mübah gören; konumu ve makamı ne olursa olsun, siyasi yozlaşmayı normalleştiren unsurlardan arınmalıdır.
1 yıldır şehir şehir dolaşarak adalet ve demokrasi mücadelesi veren CHP lideri Özgür Özel’in mücadelesini sabote eden kim olursa olsun, hiçbir gerekçe dikkate alınmadan CHP’den uzaklaştırılmalıdır.
İnsanlar bu ülkede yoklukla ve yoksullukla mücadele ederken, yerel yönetimlerde siyaseti kullanarak makam işgal eden liyakatsiz unsurlardan da arınılmalıdır.
Bursa’da, yerelde CHP’li makamları işgal eden kişiler hakkında çeşitli duyumlar alıyorum.
Belgesi ve sağlıklı bilgisi olmadığı için bu dedikoduları kayda değer bulmuyorum.
Ancak belgesi olan her türlü yolsuzluk ve arsızlığın hiçbir şekilde hasır altı edilmeyeceği bilinmelidir.
Bugüne kadar yazdığım köşe yazılarında hiçbir kuruma karşı şantaj içeren ifadeler kullanmadım.
Benim bir dost olarak tavsiyem; bu süreçte Bursa’da CHP’li belediye başkanlarının, çevrelerindeki kişilere dikkat etmeleri ve eline, beline, diline sahip olmayanlarla yol yürümemeleridir.
Yaşanan olumsuzluklar sonrasında artık “kol kırılır, yen içinde kalır” durumu ortadan kalkmıştır.
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım vakası, insana “Bu nasıl bir aymazlık?” dedirtiyor.
Ancak Yalım gibi ilişkiler içinde olup henüz deşifre olmamış pek çok aymaz ve ahlaksız kişinin olduğu da bilinmektedir.