escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Ahmet Serhatli
  05-01-2026 13:52:00

Rakamların Değil, Gerçeğin Konuştuğu Yıl

Türkiye 2026 bütçesine girerken ekonominin en ağır yüklerinden biri artık açıkça görülüyor: faiz ödemeleri. Sorun sadece rakamların büyüklüğü değil; bu rakamların arkasında kalan siyasal ve toplumsal sessizlik.
 
Ekonomi sert verilerle alarm verirken, hem iktidarın tercihleri hem de muhalefetin etkisizliği ülkeyi yavaş ama derin bir ekonomik yıpranmaya sürüklüyor.
 
Devletin Borç Faiz Yükü Rekor Seviyede
 
2026 bütçesiyle birlikte Türkiye’nin iç ve dış borçları için ödeyeceği toplam faizin yaklaşık 2,7 trilyon TL olacağı tahmin ediliyor.
 
Bu da:
Aylık ortalama 228 milyar TL,
Günlük ortalama 7,5 milyar TL,
Saniyede yaklaşık 87 bin TL faiz ödemesi anlamına geliyor.
 
Bu yük, bütçe giderlerinin yaklaşık %14,5’ini, vergi gelirlerinin ise %20’sini yutuyor. Yani toplanan her 100 TL verginin yaklaşık 20 TL’si doğrudan faize gidiyor.
 
Bu tablo, Türkiye’nin kamu maliyesi açısından son 16 yılın en ağır faiz yüklerinden birine işaret ediyor.
 
Ekonomik Enerjinin Sessizce Tüketilmesi
 
Bu devasa faiz yükü yalnızca borç servis etmekle kalmıyor; aynı zamanda ülkenin geleceğine ayrılması gereken kaynakları da tüketiyor.
 
Eğitimden sağlığa, altyapıdan üretime ayrılması gereken milyarlarca lira faize gidiyor. Üstelik bu faiz de çoğu zaman yeniden borçlanarak ödeniyor. Yani her yıl sadece geçen yılın faizini kapatmak için tekrar borçlanıyoruz.
 
Bu, ekonomik büyümeyi değil; ekonomik tıkanmayı besleyen bir döngü yaratıyor.
 
Muhalefetin Sessizliği: Neden Etkili Bir Tepki Yok?
 
Ekonomik tablo bu kadar ağırken, muhalefetin ekonomi merkezli güçlü ve net bir siyasi hat oluşturamaması dikkat çekici.
 
Sert ve doğrudan bir ekonomi eleştirisi yerine muhalefet:
Belediye başkanlarına yönelik soruşturmalar,
İftiralar ve kumpas tartışmaları,
Ekonomi dışı polemikler,
İktidarın belirlediği gündem başlıkları
üzerinden zaman kaybediyor.
 
Bu da ekonomik çöküşün topluma net bir biçimde anlatılmasını engelliyor.
 
Bu sessizlik sadece rakamların değil; milyonlarca emeklinin, asgari ücretlinin, küçük esnafın ve üreticinin geleceğinin sessizce erimesine hizmet ediyor.
 
Rakamların Ötesinde Bir Gerçek Var
 
Bugün her 100 TL verginin 20 TL’si faize gidiyorsa; bu para ne eğitime, ne sağlığa, ne de üretime gidebiliyor.
 
Borç büyürken toplum fakirleşiyor.
Bütçe büyürken hayatlar daralıyor.
 
Bu sürdürülebilir bir ekonomik model değil.
 
Sonuç: Sessizlik Faizden Daha Pahalıya Mal Olur
 
Ekonomi, günlük siyasi polemiklerle yönetilemez. Bir ülke faiz tuzağı içinde kıvranırken, buna karşı güçlü bir siyasi ve toplumsal ses yükselmemesi Türkiye’yi daha ağır sonuçlarla karşı karşıya bırakır.
 
2026 bütçesinin en acı gerçeği artık açık:
Borç ve faiz ülkeyi yıpratırken, buna sessiz kalan siyaset de bu yıpranmanın bir parçası hâline geliyor.
 
Ve bazen en pahalı şey, konuşulmayan gerçektir.
 
  Bu yazı 375 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI