escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Ahmet Serhatli
  Güncelleme: 03-01-2026 20:31:00   03-01-2026 09:48:00

Türkiye’nin Sessiz Sosyal Krizi

Türkiye’de yaşanan ekonomik bozulmayı hâlâ sadece “enflasyon”, “kur”, “faiz” başlıklarıyla konuşanlar, asıl büyük resmi ıskalıyor. Çünkü bugün Türkiye’nin sorunu yalnızca ekonomik değil; ekonominin tetiklediği derin bir sosyal çözülme ile karşı karşıyayız.

Ekonomi bozulduğunda ilk düşen şey büyüme olmaz.

İlk çöken şey adalet duygusudur.

Yoksulluk Artmadı, Normalleşti

Resmi söylem yoksulluğu geçici bir sorun gibi sunuyor. Oysa Türkiye’de yoksulluk artık istisna değil, standart hale geldi. Asgari ücret, emekli maaşı, sabit gelir; hepsi yalnızca yaşamaya değil, hayatta kalmaya yetiyor.

Bu noktada ekonomi, sadece cebimizi değil:

Aile ilişkilerini, eğitimde fırsat eşitliğini, gençlerin hayata bakışını, doğrudan şekillendiriyor.

Yoksulluk derinleştikçe toplum gelecekten vazgeçmeye başlar. Bugün Türkiye’de olan tam da budur.

Orta Sınıfın Çöküşü: Sosyal Fay Hattı

Bir ülkenin sosyal dengesi orta sınıfla ayakta durur. Türkiye’de ise orta sınıf sessiz sedasız eriyor. Ev alamayan, araba hayali kuramayan, çocuğunu iyi bir okula gönderemeyen milyonlarca insan, ekonomik olduğu kadar psikolojik bir çöküş yaşıyor.

Bu çöküşün sonuçları nettir:

Artan öfke,

Yaygın güvensizlik,

Toplumsal kutuplaşma.

Ekonomi kötüleştikçe insanlar birbirine değil, devlete de güvenmemeye başlar.

Eğitim ve Gençlik: Kaybolan Nesil Riski

Ekonomik kriz, en ağır darbeyi gençlere vurur. Bugün Türkiye’de milyonlarca genç:

Okusa da iş bulamıyor,

Çalışsa da geçinemiyor,

Hayal kursa da ülkede kalmak istemiyor.

Bu bir “beyin göçü” meselesi değil yalnızca; bu bir umut göçü.

Ekonomi politikaları, gençlere “sabredin” diyor. Ama sabır, boş bir cüzdanla öğütlenemez.

Ahlaki Erozyon: Görmezden Gelinen Sonuç:

Ekonomik bozulmanın en tehlikeli sonucu, ahlaki alanda ortaya çıkar. Geçinemeyen toplumda:

kayıt dışılık artar,fırsatçılık yaygınlaşır,“nasıl olursa olsun kazanma” anlayışı normalleşir.

 

Bu noktada mesele artık ekonomi olmaktan çıkar; toplumsal sözleşme bozulur.

İnsanlar emeğin değil, bağlantının; çalışmanın değil, kurnazlığın kazandırdığına inanmaya başlar.

Devletin Rolü: Seyirci mi, Fail mi?

Türkiye’de sosyal çöküşün bu denli derinleşmesinin nedeni sadece küresel krizler değildir. Asıl mesele:

-Yanlış ekonomi tercihleri,

-Sosyal devletin geri çekilmesi,

-Gelir dağılımındaki adaletsizliğin bilinçli olarak görmezden gelinmesidir.

Ekonomi yönetimi, rakamları toparlamaya çalışırken toplumu kaybetmektedir.

Bu Bir Ekonomi Krizi Değil, Bir Yönetim Krizi

Türkiye’de bugün yaşanan şey sadece fakirleşme değil; toplumsal çözülmedir. Ekonomi düzelmeden toplum toparlanmaz. Ama daha önemlisi şudur:

Toplumu gözetmeyen bir ekonomi,

Ekonomi değil, enkaz üretir.

Ve bu enkazın altında kalan sadece rakamlar değil;

insan hayatlarıdır.

  Bu yazı 386 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI