Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, "Menemen Olayı" yıldönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yayınladı.
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, laik ve demokratik yapısını hedef alan gerici bir ayaklanma girişimidir. Menemen’de Şeriat isteyenlerce Asteğmen Kubilay’ın öldürülmesi, Genç Cumhuriyet Rejiminin ortadan kaldırılmasına yönelik bir irtica olayıdır. Ulusal direniş ve kurtuluşla gerçekleştirilen, aydınlık devrimi ile taçlandırılan Laik Cumhuriyet düzenine düşman, tarikat şeyhleri 90 yıl önce, çağdaş bir ulus için yüz karası sayılacak bir eylemde bulunmuş, Cumhuriyeti korumakla ve onu yaşatıp yükseltecek kuşakları yetiştirmekle görevli yedek-subay öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay'ı Menemen’de şehit etmişlerdi.
Aslında laik Cumhuriyete karşı bu girişimler hiç tükenmemiş ve çok yakın tarihimizde derin yaralar açan Kahramanmaraş’ta 105 insanımız vurularak linç edilerek ,35 aydınımız ta Sivas’ta din adına diri diri yakılarak katledildiler.
Kubilaylar unutulmamalı. Bazen de unutup rahatlayıveriyoruz. Bu tür vahşi olayların günümüzden ne kadar uzakta olduğunu düşünüp gevşiyoruz. Eğer unutulmasaydı... Maraş, Çorum, Sivas katliamları yaşanmazdı. Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, gibi Vatanseverler aramızda olurdu. Onların Anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Menemen Yıldıztepe’deki anıtlarının üzerinde yazdığı gibi:
İnandılar…Dövüştüler…Öldüler…
Devrim şehidimiz Asteğmen Öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay, uzun yıllar Bursa’da mezun olduğu okul olan Bursa Muallim Mektebi (bugünkü Çelebi Mehmet Lisesi)’nde anma programlarımızla yaşatılmıştır. Ancak zaman içinde bu anmalar kaldırılmış, okul bahçesindeki Kubilay büstünün ziyareti engellenmiş, 2020 yılında ise deprem dayanıksızlığı gerekçesiyle sonradan yapılan ek bina ile birlikte tarihi okul binası yıkılmış enkaza dönüştürülmüştür.
Böylece Kubilay’ın okulu, Bursa Muallim Mektebi de ortadan kaldırılmış oldu. Tüm bu olumsuzluklara rağmen anma törenlerimizi o alanda kararlılıkla sürdürdük. Kubilay’ın mücadelesini ve anısını yaşatmak, Cumhuriyet’e ve laikliğe sahip çıkmak hepimizin görevidir. Bu sorumluluk bilinciyle, Osmangazi Belediyemizin değerli destekleri ve Derneğimiz, Ulusal günler platformu işbirliği ile Bursa’mız da anıtı yapılarak gelecek kuşaklara anısı ve mücadelesi taşınmış olacaktır. Anıtın yapılmasında ve yerin sağlanmasında verdikleri destekten ötürü başta Osmangazi Belediyemiz Başkanı Sn. Erkan Aydın’a, ve emek veren tüm ekibine, büstün yapımında yer alan Mimar Sn. Pınar Öktem Doğan’a teşekkür ediyorum
"Onlar bizlerin toprak altındaki ulu kökleridir"
Emperyalizm 100 yıldır; Atatürk Cumhuriyeti’ni Antiemperyalist - Tam Bağımsız - Üniter Ulus Devlet özünden kopararak, Ulus olma bilincimizi ve Ulusal Birlik oluşturma irademizi mikromilliyetçilik (etnik ırkçılık) ve mezhepçilik tuzaklarına düşürdüğü sözde aydınların propagandaları ile körelterek uydusu olacak bir Din Devletine dönüştürme, ülkemizi bölme çabasından hiç vazgeçmedi, aramızdan uşakve hain devşirmekte de hiç zorlanmıyor. Bu bağlamda, İsmet İnönü’nün “Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinden bizim kadar hain yetiştirebilsin.” Sözü hafızalarımızdadır.
Bugün Derviş Mehmetlerin torunları, Şeyh Saitlerin isimlerini Cumhuriyetin kentlerinde meydanlara verse bile, okulları medreseye çeviren, okullarımızı tarikatların mürit toplama alanına dönüştüren protokoller yapsa da, Derviş Mehmetlerin olduğu her yerde Kubilaylar da vardır. Cumhuriyetin çocukları Cumhuriyeti; Atatürk’ün Bursa Nutku’nda ifade ettiği gibi onu sonsuza
dek savunacaktır. Kubilay’ın taşıdığı aydınlanma meşalesi bugün bizlerin, Cumhuriyet’in Çocuklarının, Cumhuriyet’in ilerici öğretmenlerinin ellerindedir. Kubilay’lar her yerdedir. Devrim Şehidimizi ölümünün 95 yılında bir kez daha anıyor önünde
saygıyla eğiliyoruz.